Ekran karşısında beslenme çocuklarda obezite riskini artırıyor

OMÜ’den, 4 Mart Dünya Obezite Günü nedeniyle yapılan yazılı açıklamada ifadelerine yer verilen Dinçer, çocukların ekran başında geçirdikleri zamanın arttığına işaret etti.

İnternetin hayatımıza girmesiyle hareketsiz yaşamın da yaygınlaştığını bildiren Dinçer, “Ekran başında geçirilen zamanın artması, tercih edilen yiyeceklerin kalitesini düşürüyor. Ekran karşısında tercih ettiğimiz yiyecekler genellikle yüksek yağ ve fazla şeker içeriyor. Ayrıca, mineral ve vitamin açısından fakir gıdalar da tercih ediliyor. Bu nedenle çocuklar olumsuz beslenme alışkanlıkları ediniyorlar. Mümkün olduğunca çocukların ekran başında geçirdikleri zamanı azaltılması gerekiyor. Ekranı bir kurtarıcı olarak görmemelisiniz, çünkü ekran önünde gerçek anlamda sağlıklı bir beslenme gerçekleşmiyor. Çocukların okul öncesinde düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarını önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ekrana bakma süresinin iki yaştan sonra bir saatle sınırlandırılması gerektiğinin altını çizen Dinçer, şöyle devam etti:

“Amerikan Pediatri Akademisi, 18-24 aydan önce çocukların ekranla tanışmamasını öneriyor. İki yaş sonrası dönemde çocuklar öz becerilerini kazanırlar ve tek başına yemek yeme becerileri gelişir. Çocuklar ekran karşısında obeziteye neden olabilecek besinleri tercih etmektedirler. Ekran, çocuğun dikkatini dağıtarak onu yemekten alıkoyabilir. Bu durumda çocuk yemeğe odaklanamaz ve ekrana hipnotize olabilir. Dolayısıyla önündeki yiyeceğin farkına varamaz. Bir diğer olumsuz etki ise açlık ve tokluk hissinin etkilenmesidir. Çocuğun tüm ilgisi ekrana yönelik olduğunda tokluğun farkına varmayabilir, bu da obezite riskini artırabilir.”

Çocukların ebeveynlerini rol model aldığını vurgulayan Dinçer, şunları kaydetti:

“Burada ebeveynlere büyük bir sorumluluk düşüyor. Öncelikle ebeveynler olarak kendi alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Yemek esnasında öncelikle ekranın kapalı olması önemlidir. Eğer çocuk ekrana alışmışsa, onun alışkanlığını değiştirmek kolay olmayabilir, bu yüzden hemen bırakmasını beklemek gerçekçi olmayabilir. Katı disiplin ve cezaların caydırıcı olmayabileceği unutulmamalıdır. Büyük değişiklikler yaparken çocuktan bir şey alınıyorsa, onun yerine bir alternatif sunulmalıdır. Benim önerim, ebeveynlerin ve çocukların zamanlarının sıkıntı olmadığı durumlarda güzel aktivitelere yönelmeleri ve bu konuda çocukları teşvik etmeleridir. Tabii ki ekranı tamamen kısıtlayamayız, ancak belirli saatler ve sınırlamalar eşliğinde çocuğun ekranda sevdiği aktiviteleri yapmasına izin verebiliriz.”

Anadolu Ajansı. Referans bağlantısı here.