FODER’den “tüyolara kulak asmayın, finansal okuryazar olun” tavsiyesi

Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Öztürk, hisse senedi piyasasında herhangi bir hissenin fiyatını etkileyebilecek önemli bir gelişmenin Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndan açıklanmak zorunda olduğunu belirterek, “Size ulaşan tüyonun genellikle sizi belli bir hisse senedine yönlendirmek için uydurulmuş olması ihtimali çok yüksek. Birikiminizi doğru değerlendirmek istiyorsanız, tüyolara kulak asmamalı, finansal okuryazarlık farkındalığınızı geliştirmelisiniz.” dedi.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, son dönemde vatandaşların borsaya, finansal araçlara ve yatırım fırsatlarına ilgisinin artması, finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılması ve tüm kesimlere yayılmasına yönelik çalışmaları öne çıkardı.

Atılacak adımlardan bazıları satırbaşlarıyla 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na da yansıdı. Bu kapsamda, hane halkı ve firmalarda tasarruf yapma farkındalığının sağlanması, finansal tasarruf araçları, aile bütçesi ve risk yönetimine yönelik bilgi düzeyinin dijital platformlar da kullanılarak güçlendirilmesi hedefleniyor.

Hafta içerisinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında da sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalar Kurul üyeleriyle paylaşıldı.

Bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılması amaçlanıyor.

“Yatırım tercihleri finansal okuryazarlıkla ilgili”

Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Öztürk, geçen yıl sermaye piyasalarına yönelik ilginin arttığını belirterek, pay senedi yatırımcı sayısının geçen yıl ekim ayında 8,5 milyon yatırımcı ile rekor kırdığını, yatırımcı sayısının şu anda da yaklaşık 8 milyon olduğunu söyledi.

Artan yatırımcı sayısıyla finansal okuryazarlık eğitim taleplerinin de paralel şekilde arttığını aktaran Öztürk, yatırım tercihlerinin de finansal okuryazarlıkla ilgisi olduğunu, bu nedenle gerçekleştirdikleri eğitimlerde yatırım başlığına kapsamlı şekilde yer verdiklerini aktardı.

Öztürk, finansal bilgi, tutum ve davranışın finansal okuryazarlığın üç ana başlığını oluşturduğunu belirterek, bilgi ve tutumun yüksek olduğunu, bunları davranışa geçirmekte biraz daha yol alınması gerektiğini ifade etti.

Piyasalarda çok sayıda yatırım ürünleri ve aracı kuruluşlar olduğunu, bunları bilmenin, doğru değerlendirebilmenin finansal okuryazarlıktan geçtiğine dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti:

“Konuya, iki adımlı yaklaşmak gerekiyor. İlk olarak kişi kendi finansal durumunu bilmeli. Bütçesini, birikimlerinin bir tablosunu, finansal hedeflerini görüp ona göre araştırma, planlama yapmalı. İkinci adımda ise genel hatları ile piyasaların nasıl işlediğini, getiri ve risklerini bilmeli ve buna göre eğer kendisi analiz yapmıyorsa, devlet denetiminde olan piyasa uzmanlarından faydalanarak kendisi için en uygun kararı seçmesinde bu önemli bir rol oynuyor. Bu iki adımda da finansal okuryazarlık şart.”

“Bireyler kısa vadeli tahminlere, söylentilere asla kulak asmamalı”

Zekeriya Öztürk, trade etme (al-sat) sıklığının finansal okuryazarlıkla doğrudan ilişkisi olduğunu vurgulayarak, trade etmenin çok dikkat ve uzmanlık isteyen bir meslek olduğunu ve asıl mesleği traderlık olmayanların genellikle hüsrana uğradığını belirtti.

Türkiye’nin Dünya Bankası verilerine göre, en fazla al-sat yapılan ülkeler arasında bulunduğunu aktaran Öztürk, Türkiye’deki işlem hacminin piyasa değerine oranının Almanya’nın dört katından fazla olduğuna dikkati çekti.

Özellikle hisse senedi piyasasında herhangi bir hissenin fiyatını etkileyebilecek önemli bir gelişme var ise şirket yöneticilerinin kanunen bu bilgileri Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndan açıklamak zorunda olduğunu hatırlatan Öztürk, şunları kaydetti:

“Bu tür bilgileri açıklanmadan kullanarak kendi çıkarına işlem yapmaya ‘kamuya açıklanmamış bilgiye dayalı ticaret’ diyoruz; kanunen yasaktır ve cezası vardır. Tüyo bu tür olduğu düşünülen bilgilerin halk arasındaki adı. Size ulaşan tüyonun genellikle sizi belli bir hisse senedine yönlendirmek için uydurulmuş olma ihtimali çok yüksek. Birikiminizi doğru değerlendirmek istiyorsanız, tüyolara kulak asmamalı, finansal okuryazarlık farkındalığınızı geliştirmelisiniz.”

Öztürk, sermaye piyasalarında yatırım yaparken, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yatırım danışmanlığı hizmeti konusunda yetki verilmiş yatırım kuruluşlarının tavsiyelerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda internet ve sosyal medya kullanımının artması ile birlikte bu mecraları kendi çıkarlarını gözeterek, kendi platformlarına yönlendiren ve yatırım tavsiyesi verme adı altında kötü niyetli olarak kullanan kişi ve gruplar bulunduğunu ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:

“SPK sıkı denetim ile bu tür olumsuz vakaları tespit ederek cezalar vermekte ve kamuoyuna açıklamakta. Bireyler de kısa vadeli tahminlere, söylentilere asla kulak asmamalı. Tecrübeli uzmanlar dahil, kimse istikrarlı olarak geleceği tahmin edemez. Tüyolarla, söylentilerle kesinlikle işlem yapılmaması ve tuzaklara düşülmemesi gerekir. Bireylerin tüyo yatırımcılığı yerine finansal durumlarını ve güncel piyasaları analiz edip finansal kararlarını almalarını öneriyoruz.”

“FinKurs Eğitim Platformu’na herkes ücretsiz erişebilir”

FODER Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk, dernek olarak 2012 yılından bu yana ulusal ve uluslararası pek çok projeye imza attıklarını, tek amaçlarının finansal okuryazarlık ekosistemine katkıda bulunmak olduğunu söyledi.

Dijitalleşmenin etkisiyle, eğitimleri çevrim içi olarak düzenleyerek FinKurs Eğitim Platformu’nu (www.finkurs.org) oluşturduklarını ve bu platforma herkesin ücretsiz erişim sağlamasını mümkün kıldıklarını anlatan Öztürk, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz temmuz ayında yayına açtığımız bu platformda şu ana kadar 5 bin kişiden fazla kayıt oldu. Kullanıcıların büyük bir kısmı ‘Temel Finansal Okuryazarlık’ kurs modülünü yüzde doksanın üzerinde başarı puanı ile tamamlayarak katılım belgelerini aldılar. Bu platformda yer alan iki kurs modülümüzün raporlarına baktığımızda en çok 25-44 yaş arası kişilerin eğitimlere kayıt olduğunu, ilgi duyduğunu görüyoruz. Platformdan faydalanan ilk üç meslek grubunun başında özel sektör çalışanları geliyor. Bu veriyi öğrenciler ve kamu sektörü çalışanları takip ediyor. Bununla birlikte emekli, tam zamanlı ev işlerinden sorumlu, esnaf vb. farklı meslek gruplarından kişiler de finansal okuryazarlık eğitimlerinden faydalanıyor.”

Öztürk, “Benim Param Değerli” projesi ile özellikle yeni işe başlamış olan kamu çalışanları başta olmak üzere, projeden faydalanan herkesin parasını yönetmek konusunda farkındalık kazanmasını ve finansal kararlarını en doğru şekilde verebilmelerini hedeflediklerini aktardı.

Kadınların ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımı sürdürülebilir kalkınma için büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, FODER olarak bu doğrultuda Garanti BBVA’nın hayata geçirdiği Hesabını Bilen Kadınlar programı kapsamında özel bir eğitim modülü oluşturduklarını sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı. Referans bağlantısı here.