Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mert Akcanbaş, AA muhabirine, tatil dönüşünde işe intibak sürecindeki olumsuzlukların klinik bir bozukluk olarak ifade edilmediğini söyledi.
AA’nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Bunun bir depresyon hali olduğunu dile getiren Akcanbaş, bu durumun tatilden sonra hızlı şekilde stresli günlük yaşama geçişe verilen tepkiden ortaya çıktığını, 2 veya 3 günde kendiliğinden düzelmesi gerektiğini belirtti.
Bu sorunun 2 haftadan uzun sürmesi halinde bir uzmandan yardım almak gerektiğine dikkati çeken Akcanbaş, “Bu süreçte, nedensiz şekilde sürekli hissedilen fiziksel yorgunluk, konsantrasyon bozuklukları ve odaklanmada yaşanan zorluklar, inişli ve çıkışlı ruh hali, moralsiz hissetme, asabiyet, uyku problemleri veya iştahta görülen değişiklikler, günlük faaliyetlere azalan ilgi görülebilir.” diye konuştu.
Akcanbaş, iş yerine intibak sürecinden en çok tatilde yoğun programdan çıkanların, stresli işi veya mesleği bulunanların, günlük yaşamında tatmin olmayanların etkilendiğini anlattı.
Tatil dönüşü çalışanların işe adaptasyon sürecini atlatması için birkaç yöntemin bulunduğunu vurgulayan Akcanbaş, “Çalışanlar, tatil sonrası hemen işe başlamamalı, hafta sonları kısa tatiller yapmalı, hobilere ve sosyal aktivitelere daha fazla önem vermeli, tatilde yaşanan güzel anıları düşünmeli ve rahatlama teknikleri kullanmalıdır.” önerilerini paylaştı.
Akcanbaş, tatil sonrası depresyonun uzaması halinde kişinin özel hayatında gergin olabileceğini söyledi.
“Çalışanlar, işe bazı günler gitmemeye başlayabilir, günlük yapması gereken işleri aksatabilir veya kişisel bakımını ihmal edebilir.” diyen Akcanbaş, bu durumlarda bir uzmandan destek almak gerektiğini belirtti.
İşverenler ve yöneticilerin bu süreçteki rolünden de bahseden Akcanbaş, şunları kaydetti:
“İşverenler tatilden yeni dönmüş elemandan yüksek performans beklememeliler. Çalışanların iş ve özel yaşam dengesine saygılı olmalılar. Tatile çıkmadan işlerinin bir kısmını arkadaşlarına devretmelerini sağlayarak dönüşlerinde büyük işi olmasını engellemeliler. Tatilden dönen çalışanlardan hemen fazla mesai yapmalarını istememeliler. Günlük yaşam dengelerini tekrar kurmalarına izin vermeliler. İşverenler çalışanları kaynaştıracak faaliyetler düzenleyerek sosyal desteği güçlendirmek adına adımlar atmalılar.”
“Kişide depresyona da yol açıyor”
Uzman klinik psikolog Dilara Boztepe ise tatil sonrasında işe adaptasyon sürecinde birçok kişinin sorun yaşadığını anlattı.
İşe dönüşte adaptasyon sıkıntısı çeken insanlarda fiziksel ve psikolojik belirtiler ortaya çıkabildiğine değinen Boztepe, “İşe dönüşlerde sorun yaşayan çalışanlarda daha çok iştahsızlık, uykuya dalmakta veya uyanmakta zorluk çekme ve uyku kalitemizin bozulmasıyla ilgili durumlar olabiliyor. Aynı zamanda kişide tükenmişlik hissi, olumsuz duygu kontrolünde güçlük veya kaygı, en önemlisi de stres şeklinde gözükebiliyor. Bu durumlar kişide depresyona da yol açıyor.” ifadelerini kullandı.
İntibak sürecinin bütün hayatı etkilemesi ve uzun sürmesi durumunu “uyum güçlüğü” olarak adlandırdıklarına dikkati çeken Boztepe, insanların tatile bakış açısını değiştirmesi gerektiğini vurguladı.
Tatil sürecinin yaşam doyumunu ve mutluluğu artıran tek neden olmadığının bilinmesi gerektiğinin altını çizen Boztepe, şöyle devam etti:
“Örneğin çalışma zamanlarında yoğun bir tempoda çalıştıktan sonra hafta sonları içtiğimiz bir kahve, sevdiklerimizle geçirdiğimiz birkaç saatlik vakit de bizim yaşam doyumumuzu artırabilir. Sadece bunu uzun tatil süreçlerine veya aşamalı tatil süreçlerine bağladığımızda biraz daha zihinsel olarak kötü hissediyoruz. Adaptasyon sürecinde zorluk yaşayan çalışanlar bunu özel hayatlarına da yansıtabiliyorlar. Başta öfke kontrol bozukluğu olmak üzere bu normal sorulara karşı bile tahammülsüzlük, iletişim kurma isteğinin azalması, aile ve arkadaşlık ilişkilerinde daha geri plana çekilme ve kendini izole etme şeklinde görülebiliyor.”
Öğrencilerin haftalık tatillerinden sonra okula adaptasyonlarının çok kolay olabildiğine işaret eden Boztepe, uzun yaz tatilinin ardından bu sürecin çok zorlu atlatılabildiğini aktardı.
“Hafta sonları minik tatiller yapabiliriz”
Boztepe, yıllık izin ve tatilin ardından işe dönüşlerde adaptasyon sorunundan şikayet edenlere şunları tavsiye etti:
“İnsanlar tatil sonrası bir şeyleri uçlarda yaşayarak kendilerini kısıtlayıp yoğun bir tempoya sokmamalı ve bu şekilde kendilerini bastırıp bütün zamanını işe vermemeliler. Zamanımızın çoğunu iş yerinde geçiriyoruz ama iş çıkışı arkadaşlarımızla bir kahve içebiliriz. Tatil sürecinin hemen bitmediğini hissetmek için hafta sonları minik tatiller yapabiliriz. Çalışmadığımız günlerde spor yapıp açık havada yürüyebiliriz. Yani kısacası kişi neyi seviyorsa kendine zaman ayırarak bir parça da olsun işten zihnen ve fiziksel olarak uzaklaşmak iyi gelebilir.”