“Köklerden Ufuklara Türk Savunma Sanayisinin Yükseliş Hikayesi Paneli”, gazeteci Mete Çubukçu operatörlüğünde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirildi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin havacılık alanında faaliyet göstermeye başladığı döneme ve bu süreçte elde ettiği kazanımlara ilişkin bilgi verdi.
AA’nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle “Her şeyi yerli olarak yapabiliriz” kararının, bugün KAAN Milli Muharip Uçağı ve insansız hava araçlarının konuşulması için temel olduğuna işaret eden Demiroğlu, “Bu karar, bizi bugün hava savunma sistemlerinde NATO’nun belirleyici 5 ülkesinden birisi olmamıza imkan verdi. Bugün Avrupa başta olmak üzere, birçok ülke HÜRJET’i konuşuyor. HÜRJET ile hem kendimizin hem de dost ve müttefik ülkelerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ama buraya geldik, ‘Tamam biz olduk’ diyemeyiz, daha çok işimiz var. Tedarik zincirini, üretim hızımızı, müşteri portföyümüzü, bakım onarım ihtiyaçlarımızı hızlı bir şekilde olması gerektiği yere getirmek zorundayız. Ancak geldiğimiz yer ve geleceğe bakışımız itibarıyla gurur ve umut verici bir noktadayız.” ifadelerini kullandı.
Demiroğlu, kendilerini geliştirmeye devam ettiklerini, ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak için gayretle çalışacaklarını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“KAAN’ın, diğer prototipleri için de çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki senenin ortasından önce nisan veya mayıs aylarında, ikinci prototipin uçuşunu yapmak istiyoruz. Üçüncü prototipin uçuşunu da ikincinin uçuşundan birkaç ay sonra yapmayı planlıyoruz. İlkleri, çok fazla başaran bir firmayız. Bunu, ANKA’da da herkes gördü. Biz bunları yapmaya devam edeceğiz ve yapmak zorundayız. Her zaman söylediğimiz gibi daha yürüyecek çok yolumuz, çalışacak çok işimiz var.”
“Korvet ve fırkateynden sonra milli hücumbotumuzun da üretimine başladık”
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz de STM’nin kuruluş sürecini, misyonlarını ve üretimini üstlendikleri projelerini anlattı. Askeri denizcilik hikayelerinin, Türkiye’nin ilk milli savaş gemisi programı MİLGEM ile başladığını anımsatan Güleryüz, tasarımdan entegrasyona, sistem tedarikinden yerlileştirme faaliyetlerine kadar yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi.
Güleryüz, 4 adet üretimi tamamlanan ada sınıfı korvetlerde ana alt yüklenici olarak görev aldıklarını ve donanmaya teslim ettiklerini belirterek, “Devamında ilk milli fırkateynimiz TCG İSTANBUL’u, ana yüklenici olarak donanmamıza teslim ettik. Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde yer alan ay sınıfı denizaltılarını modernize ettik, Preveze ve Gür Sınıfı denizaltıların modernizasyonu devam ediyor. Dünyada kendi denizaltısını tasarlayıp üretebilen ülke sayısı çok az, inşallah bu tecrübelerle ülkemiz kendi denizaltısını üretebilen konuma gelecek. Son dönemde çok fazla konuşulan Milli Uçak Gemimiz, Milli Denizaltımızın projeleri de başladı. Bir taraftan dizaynını tamamladığımız Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun da prototip üretimine STM olarak başlıyoruz, 7 Temmuz’da, ilk sacımızı kestik. Ülkemiz artık kendi korvetini, fırkateynini, hücumbotunu, uçak gemisini ve denizaltısını üretebilen bir ülke haline gelecek.” diye konuştu.
Türkiye’nin, savunma sanayinde giderek marka haline gelmeye başladığına dikkati çeken Güleryüz, şunları kaydetti:
“Bir ülke ile gemi ihracatı sözleşmesi imzaladığınızda, o süre boyunca gemilerin bakım idame gibi konuları dolayısıyla sürekli sıcak ilişkileriniz olması gerekiyor. Savunma sanayi sadece ülkenin bağımsızlığı, güvenliği anlamına değil aslında ekonomik gücü anlamına da geliyor. Biz askeri gemicilikten denizaltına kadar çok farklı alanda, ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda, mühendislik çözümleri üretiyoruz. İşin daha çok mühendislik tarafında kalarak, sürekli ileri ve yeni teknolojilere yatırım yaparak, ülkemizin savunma sanayinde güçlenmesi için adımlar atmaya ve çalışmaya devam edeceğiz.”
Güleryüz, STM’nin bir diğer faaliyet alanının taktik İHA sistemleri olduğunu aktararak, ürettikleri İHA’ların gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişin bilgi verdi.